Header ads

Header ads
» » » » Çocuk Oyunları Uyuşturucu Gibi... (Dr. Ahmet ÇEBİ)

Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü'nden, Yrd.Doç.Dr.Ahmet Çebi, öğrenmeyi ön plana çıkaran oyunların, pazarı olmadığı için üretilmediğini söylüyor. Piyasaya hakim durumda bulunan oyunları, uyuşturucuya benzeten Çebi, zamanla meydana gelen beyin ölümünün, kullanıcıları, koyun sürüsünün bir ferdi haline getirdiğini belirtiyor. Sosyal ağlarda da, benzer bir durumun söz konusu olduğuna işaret eden Çebi, bu tür platformları idare eden kişilerin, kullanıcılara bir şeyler sunabilen, yeni bir şeyler keşfedebilmelerini sağlayabilecek bir ortam verebilmelerinin önemli olduğunu söylüyor.



Bilgisayar okur-yazarlığı nedir?

Yrd.Doç.Dr.Ahmet Çebi; İlk tanımlanış şekliyle, harflerin, imgelerin seslendirilmelerine okur-yazarlık deniyordu. Harfi harfe çatarak sesletmeye eskiden okur-yazarlık diyorduk. Bugün, artık o okur-yazarlık değil. 

Okur-yazarlığın kökeninde, seslettiğiniz şey, eğer zihninizde sizi bir anlamlandırmaya götürüyorsa ancak bundan bahsedebiliriz. 

Eskiden, yazmak denildiğinde ezberlediğiniz bir şeyi bir yere aktarmak anlaşılırdı. Ama şimdi yazmak, sizin kendi tasarımınızı, düşünceyi ve duyguyu anlatmanızdır. Bilgisayar okur-yazarlığına gelince, bilgisayarın çalıştırma düğmesine basıldıktan sonra harekete geçen mekanizmaları sindirmiş programından donanımına kadar bu işe egemen olan kişiyi anlatıyor, ama bunu tümel bilgisayar okur-yazarlığı dendiğinde anlıyoruz. 

Tomurcuklanan bilgisayar okur-yazarlığı adını verdiğimiz, bilgisayarla henüz tanışma evresinde karşılaştığımız bir olgu da var. Erken bilgisayar okur-yazarlığı dediğimiz bir başka olguda da programlar henüz kullanılmaya başlanıyor. 

Bilgisayar oyunlarına gelirsek, ne çeşit oyunlar var?

Yrd.Doç.Dr.Ahmet Çebi; 
Çok çeşitli oyunlar var. Ama, bunları geneli itibariyle 2 başlık altında toplayabiliriz. Birincisi; "katarsist" dediğimiz, yani "ustan arındırmaya" dayalı olan bilgisayar oyunları var. Yani, bunlar sizi öyle bir noktaya götürüyor ki, sizin güdülenmişliğiniz had safhada, ama ayırt etme düzeyiniz sıfıra inmiş. Yani, öğrenme düzeyinizin sıfır olduğu nokta. 

İkinci bir tür de, en uygun düzeyde bir güdülenmeyi, yani en üst düzeyde öğrenmeyi ön plana çıkaran oyunlar var. Ancak, ikincisi pazarı olmadığı için pek üretilmiyor. 

Çocuklarımızı gerçekten eğiteceksek, eğitimde oyunu kullanacaksak bu ikinci türü geliştirmek durumundayız.

Bilgisayar oyunu insana ne katar?

Yrd.Doç.Dr.Ahmet Çebi; 
Eğer, ustan arındırma düzeneğine sahipse hiç bir şey katmaz. Tam aksine, bir çok şeyi alır götürür. Araba yarışından tutun futbol oyununa ya da çevrim içi oyunlara kadar bütün bu oyunlar beyini uyuşturan bir etki gösterirler. 

Nasıl ki uyuşturucu kullanımı giderek vücut direncini düşürerek erken yaşta ölüm getiriyorsa, bu da beyini düşüre düşüre erken yaşta öldürüyor. Ceset gibi yaşıyorsunuz. Yani, sizi koyun sürüsünün bir ferdi haline getiriyor. 


Oyunların, toplumsal çatışma ve olaylarda ne gibi rolleri var?

Yrd.Doç.Dr.Ahmet Çebi; 
Johan HUIZINGA, insanı 'oynayan insan' olarak tanımlıyor. Toplumsal çatışmaların ve kurguların kökeninde oyun olduğunu söylüyor. Düşünme eyleminin kökeninde oyun olduğunu söylüyor. 

Eğer, HUIZINGA'nın kuramından yola çıkacak olursak kuşkusuz ilişkisi var. Friedrich Schiller, içimizdeki oyun içtepisi ile ilgili olarak; "insan, ancak oynadığı yerde insandır" diyor. 

Oyun, bir bıçak gibidir. Siz, onu ekmek kesmekte kullanabileceğiniz gibi, insanı öldürmekte de kullanabilirsiniz. Oyun, böyle bir şey. Önemli olan o oyun içtepisini nereye yönelteceğiniz. 

Ustan arındırmaya yöneltirseniz olumsuz bir yığın sonuçla karşılaşıyorsunuz. Ama, bilinç sıçramasına yöneltirseniz, çocuklarda müthiş düzeyde bir zihinsel gelişim ufku elde edersiniz. 

Sizce oyun geliştiriciler ne yapmalılar?

Yrd.Doç.Dr.Ahmet Çebi; 
Yazılımcılar, çocuk ve gençlerin geleceğine odaklanmalılar. Oyun geliştiriciler, bir takım kaygıları olan anne ve babalara saygı duymalı ve beklentileri karşılayacak türden oyunlar geliştirmeliler. 

Kimi oyun geliştiriciler var ki, yazdıkları oyun programının ne denli tahrip edici bir etkiye sahip olduğunu farkedemeyecek düzeydeler. İşte, öncelikli olarak bu kişileri bilinçlendirmemiz lazım. 

  "Ustan arındırma düzeneğine dayalı bilgisayar oyunları, oynayanları gerçek dünyadan kopartıyor" diyorsunuz. Bunu biraz açabilir misiniz?

Yrd.Doç.Dr.Ahmet Çebi; 
Oyun oynayanlara lütfen bir de alıcı gözlerle bakın. Gerçek dünya ile ilşkilerinin koptuğunu göreceksiniz. Geçenlerde bir televizyon kanalında izledim. Çocuğun birini bağırarak, hatta çıldırarak oyun oynuyorken göstermişlerdi. Bu, her yerde rastlayabileceğiniz bir durum aslında. Bu tam katarsiste alışmış bir örnek.

Uyuşturucuyu verirsiniz; bir doz, iki doz ve sonrasında alışkanlık haline gelince işte orada o çocuk çıldırır. Ve bu oyunların yaptığı da örneğini verdiğim o uyuşturucudan pek farklı değil. 

Siz; "bilişim teknolojileri dersi, bilgisayar oyunları dersine dönüşmüş durumda" diyorsunuz. Neden?

Yrd.Doç.Dr.Ahmet Çebi; 
Evet, her ne kadar istatistiki verilerim yoksa da gözlemlerim, onu gösteriyor. Biz, bir çok ilköğretim okuluna gidiyoruz. Bilgisayar derslerini gözlemliyoruz; oyun oynuyorlar. Yani, öğretmenler de farkında değiller ama, çocukları derste tutabilmek için oyun oynatıyorlar. Bir iki küçük programın tanıtımından sonra oyun oynamaya geçiliyor. Bunun, yaygın bir uygulama olduğunu düşünüyorum. 

Peki sosyal ağlar hakkında neler söyleyeceksiniz?


Yrd.Doç.Dr.Ahmet Çebi; Çevrimiçi sosyal ağlarda, düzenlemeleri yapan administratorlar, kullanıcıları ustan arındırmaya mı götürüyorlar, yani sadece anlık hazlar almalarını sağlayan, ama hiç bir şey katmayan bir yere mi odaklamaya çalışıyorlar. Burası çok önemli. Bu nedenle, bu tür platformları idare eden kişiler, kullanıcılara bir şeyler sunabilen, yeni bir şeyler keşfedebilmelerini sağlayabilecek bir ortam verebilmeliler. O yeni şeyleri keşfettirmenin, bir takım araçlarını sunabilmek daha zevkli, ancak bunu tasarlamak diğerine göre çok daha zor.

Kaynak: http://www.turk.internet.com/portal/yazigoster.php?yaziid=23194



Hiç yorum yok:

Yorum Yazin