Header ads

Header ads
» » » Güzel Ülkemde Sınıf Öğretmeni olmak zordur.

Birleştirilmiş sınıflı bir okula atanır.
Tektir…




Okulun öğretmeni,hizmetlisi öğrencilerin de anne babasıdır.Marangozluktan suculuğa,boyacılıktan çatı aktarmaya kadar bütün meslekleri bilmek zorundadır.Bilmese de şartlar bir şekilde öğretmektedir zaten.
Her şeyden önce kendi kendisinin öğretmenidir.

Öğretmen arkadaşım anlatıyor.

" Atandığım okulun bağlı olduğu ilçe milli eğitim müdürlüğüne gittim.Şube müdürüne kendimi tanıttım.Müdür, git kendini göreve başlat dedi.Tabi ben birden afalladım.
Kendimi nasıl göreve başlatacağım diye sordum? Git başlat hadi git başlat diye biraz önceki isteğini tekrarladı ve yine meşgul olduğu evrakları okumaya başladı.
Dondum kaldım.Şaşkınlık içinde ne yapacağımı düşünürken bu şekilde bir müddet geçtikten sonra müdür,başını kaldırdı ve beni karşısında görünce sen hala burda mısın?
Git göreve başlat dedim ya hadi hadi durma dedi.Gayri ihtiyari kendimi dışarı attım.Sağa sola sora sora köyün minibüslerinin kalktığı yeri buldum.Köye vardım.Benden önceki öğretmenin yazdığı resmi yazılara baka baka göreve başlama yazımı yazdım."

Elbette bütün öğretmenlerimiz fedakardır ancak birleştirilmiş sınıfı okutan öğretmenlerimiz gerçekten çok çok büyük fedakarlıklar yapmaktadır.

Müfettiş gelir, eğitim-öğretim yanında bir de idari teftiş geçirir. Unvanı Müdür yetkili öğretmendir.Ben mesleğimin ilk yılında kendime buna benzer bir unvan vermiştim Müdür odası yetkili öğretmen.Sebebini söyleyeyim müdür odasında kalıyordum.Oda benden sorulurdu Samsun Vezirköprü’nün bir dağ köyünde tek sınıflı bir okula atanmıştım.Kadro 1 ama öğretmen sayısı 2.Niye öyle onu da söyleyeceğim.

Diğer öğretmen evli ve ailesi ile birlikte okula bitişik lojmanda kalıyor ben bekarım.Köyde kalacak yer yok.Müdür odasına bir koltuk bir battaniye bir yorgan.İşte oldu benim mekan.Soğuk ve onca ilaçlamaya rağmen çeşit çeşit haşeratlarla dertleştiğim uzun geceler ve daha bin bir zorluk.

Böyle siz deyin 3 ay ben diyeyim 30 yıl ( En azından bana öyle geldi.)
Nihayet diğer öğretmenin tayini çıktı.Bayram değil seyran değil bu tayin işi de nereden çıktı ? Meğer 11 yıldır orada olan diğer öğretmen güç bela bir tanıdık bulmuşta tayinini çıkartmış.Beni de onun gideceğini bildikleri için oraya atamışlar.

Şimdi bu satırları okuyan eli öpülesi bileştirilmiş sınıf öğretmenlerimin yaşadığı sıkıntıların gözlerinin önünden geçtiğini görür gibiyim.Amacım sizleri dertlendirmek değil bilesiniz.Bilakis çektiklerinizi bilen birisi olarak dile getirmek.

Unvanı müdür yetkili dedik ama başındaki müdür kelimesi simgeden öteye geçmiyor.Alınan 3 kuruş fazla paraya da o ekstra işler yapılmaz ama öğretmenlerimiz bu mesleğin aşığı.Para pul değil de birazcık değer verilse o kafi ama yok…En çokta bu üzüyor insanı.En çokta onlar 2. sınıf öğretmen muamelesi görüyor.

Birleştirilmiş sınıf öğretmenlerimizin dertleri bunlarla sınırlı değil hepimiz biliyoruz ancak konuyu çok fazla uzattım.

4+4+4 Plansızlığı ve Sınıf Öğretmenleri

4+4+4 eğitim sisteminin gelmesiyle en büyük kaybeden yine sınıf öğretmenleri oldu.Hem sınıfları elinden alındı hem tayin olma imkanları.Binlerce norm fazlası sınıf öğretmeni zaten gittikçe zorlaşan tayin sistemini tamamen tıkadı.İkişer ikişer yapılan tayinler,açılan ek şubeler,yan alan da soruna ilaç olmadı.En acısı da sistem gelmeden önce gözümüzün içine baka baka kimse mağdur olmayacak denilmesiydi.

Bu sorun

1- Taktik değişikliği ile aşılabilir.Bu, 5-3-4 olabilir ya da sorun çözücü bir sistem.

2- Alanı dışında görev yapan öğretmenlere göstermelik değil de gerçek ihtiyacı gösteren yeterli kontenjan açılarak ve bu öğretmenlerimizin kendi alanına geçmesi sağlanarak.

3- Emekliliği gelen öğretmenleri emekliliğe özendirerek.Bu, maaş ya da ikramiye artırımıyla olabilir çünkü biliyoruz ki birçok öğretmenimiz ya çocuk okutuyor ya ev borcu var ya da çocuklarını evlendirecek.Bu öğretmenlerimiz keyfinden çalışmıyor.

Aşılabilir.

Kurs Ücretleri Arasındaki Dengesizlik

Şimdi de ilkokullarda yetiştirme kursları kaldırıldı.Çocuk kulüpleri kurulabilirmiş.

İlköğretim kurumları yönetmeliği

Çocuk kulübü ve yetiştirme kursları

MADDE 83 – (1) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında; velilerin istemeleri, personel ve fiziki imkânların yeterli olması hâlinde çocukların/öğrencilerin eğitimlerinin ve sosyal gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla eğitim saatleri dışındaki zamanlarda faaliyet göstermek üzere çocuk kulüpleri kurulabilir. Çocuk kulüplerinin kuruluş, çalışma usul ve esasları Yönerge ile belirlenir.
(2) Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında hizmet verilen alanlarda günlük çalışma saatleri dışındaki zamanlarda, hafta sonu, yarıyıl ve yaz tatilinde öğrencilerin eğitim ve öğretimine destek sağlamak amacıyla yetiştirme kursları açılabilir. Yetiştirme
kurslarının çalışma usul ve esasları Yönerge ile belirlenir

Yapılacak etkinlikler

MADDE 7- (1)Kulüp etkinlikleri, Türk milli eğitimin genel amaç ve temel ilkeleri ile eğitim/öğretim programlarına uygun olarak yürütülür.
(2)Çocuk/öğrencilerin yaş ve gelişimsel durumlarına göre çocuk kulübü etkinliklerinde; bilim olimpiyatları ve proje çalışmaları, güzel sanatlar, beden eğitimi ve spor çalışmaları, halk oyunları, geleneksel çocuk oyunları, yabancı dil ile ilkokullarda günlük eğitim ve öğretimi destekleyici çalışmalar yapılır. Ancak, eğitim ve öğretimi destekleyici çalışmalar günlük 1 (bir) etkinlik saatinden fazla olamaz.

Kulüp giderleri

MADDE 16- (1)Kulüp gelirlerinin; a) % 34’ü temel giderlere,
b) %3’üokul öncesi eğitim kurumları ve ilkokulların ihtiyaçlarında kullanılmak üzere okulun bağlı bulunduğu il/ilçe milli eğitim müdürlüğüne,
c) % 45’i kulüpte görevlendirilen öğretmen, usta öğretici ve koordinatör öğretmene,
ç) % 12’sikulüp yönetim kurulu başkanı, müdür yardımcısı ya da müdür yardımcısı olmayan okullarda müdür yardımcısı yerine görevlendirilen üye öğretmene,
d) % 2’si kulübün yazışma ve muhasebe islerinde görevlendirilen personele,
e) % 4’ü kulübün temizlik, bakım ve beslenme işlerini yürütmekle görevli personele ayrılır.

Hu hu komşu komşu diye başlayan bir tekerleme vardır.Hepimiz biliriz.Sonu yandı bitti kül oldu ile biter.Kulüp açacak öğretmen maaşını çekmiş esnafa aylık borcunu dağıtan memur gibi ona veriyor buna veriyor.Oturana veriyor,yatana veriyor işi asıl yapan, çalışan kendisine 3 kuruş kalıyor.

Yetiştirme kursu verecek branş öğretmenlerinin ise 9 lira olan ek dersi yetersiz 18 lira olsun deniliyor.Kimse yanlış anlamasın.Branş öğretmenlerimizin kazandıkları emeklerinin karşılığıdır.Ana sütü kadar temizdir ancak sınıf öğretmenleri de ezilmesin.Terazi dengede dursun.Serzenişimiz bunadır.

Ek Ders Adaletsizliği

Yıllardır kimsenin neden olduğunu anlamadığı ayrımcılıktan, hak gasplarından birisi de sınıf-branş öğretmenleri arasındaki ek ders adaletsizliğidir.
Sınıf öğretmeni ve branş öğretmeninin aylık girdiği ders saati aynı olmasına rağmen branş öğretmenlerinin 15 saati maaş ,sınıf öğretmenlerinin 18 saati maaş karşılığına geri kalanı ek derse sayılmaktadır.Her iki branşın unvanı da öğretmendir ve eğitim-öğretim işi yapmaktadır.

Hani eşit işe eşit ücretti?

Kısacası…

Güzel ülkemde zordur sınıf öğretmeni olmak.

Yine de zehri şerbet niyetine içer,
Kırık kolunu yen içinde saklar,
Acısını yüreğine gömer
Güzel,güneşli günlerin ümidiyle
Kardelenlerin en güzelini yetiştirmenin derdiyle dertlenir.

dvrmbtl
Kaynak: egitimhane.com

Hiç yorum yok:

Yorum Yazin